tam da başladım, yazıyorum derken…
SNES (Super Nintendo Entertainment System)’in süper şahanesi oyunlarından biriydi Super Punch-Out, o zamanlar bizim oralarda SNES falan yok tabii ama bi ataricide var. Adamın yaptığı kıyak anlatılır gibi değil, cihazın varlığını biliyoruz, görüntülerini falan görüyoruz, çıkan oyunların ismini duyuyoruz ama ne yazık ki elde var bi c64, bi amiga600 olmuyor kardeşim. Aynı oyunları oyna oyna dur. Giderdim o atariciye, dersaneden kaçar, bütün harçlığı yatırır, 3 saat, 4 saat oynardım. Ama kayıt edemiyorsun. O gün bitirdin bitirdin, yoksa bir dahaki gün en baştan. Bu oyuna harcadığım vakti yürüyerek geçirsem Antarktika’daydım (su üstünde yürüyebildiğimi anlatmaya gerek duymuyorum).
Geçen böyle bi sitires bastı, canım
sıkkın, içimden bir şey gelmiyor. Bilgisayara bakıyorum, o klasöre gir, öbüründen çıktı. Ulan emulator/SNES klasörünü görmez miyim, yürü be cezayir.
Açtım Super Punch-Out’u dövdüm dövdüm rahatladım. Hem nostaljik yolculuk yaptım, oynarken geçmişten güzel günler hatırladım. hem oyun eğlenceli, esprili. Oh be kardeşim. Sonra bi uyumuşum, bebekler gibi, rüyamda cennete şöyle bir tepeden baktım be aziz petrus yav
al sana snes emulatörü, al sana super punch-out kardeşim. çıldır.
Son Yorumlar