“Dönüm Noktamsın…” | YAZAR TIKANMASI
Bu gönderiyi yazdır

“Dönüm Noktamsın…”

23 Nis
2009

fft17_mf161115cenk eren – sadıka sabancı aşkı harbiden de “aşk magazini” tarihimizin en ilginç görüntüleri ve en acayip aşkları arasında yer almaya muktedir. sadıka sabancı’nın dekolteleri, cenk eren’in garip sevgi gösterileri boy boy fotoğraflar. paralı kadının, artık piyasası tükenmiş ama eh, benzerlerindense en azından erkek olduğu kesin bir adamın tadına bakması. belki de ona aşık olması. sonra kadının belki sıkılması, belki de “yeter ya” diyerek cenk eren’i postalaması.

bunun üzerine bir albüm, bir şarkı, bir şiir, bir bomba geleceği belliydi. ve olan oldu, gelen geldi, gönül aktı: cenk eren “dönüm noktamsın” isimli karşısıyla duygularını sadıka sabancı’ya ve tüm türkiye’ye haykırdı.

lakin şarkı sözleri, şarkının içeriği çok enteresan. bomboş diyeceğim, değil. duygu yok diyeceğim, adam duygulanıp cenk-eren-romantizmhissettiğini yazmış işte. sadıka sabancı’ya yapılmış diyeceğim, sanki starbucks’ta kahve alırken yanında duran ve sana merhaba diyen bir kadına yazmışsın gibi. yani hayatındaki herkese uygun bir şarkı.

peki bu şarkıda hangi duygu var? şarkı, zengin bir kadına aşık olmuş ama zengin kadın tarafından terk edilmiş, tam da mali durumu kötüye gitmekte olan bir erkeğin (jigolo da denebilir belki), kadının kendisini terk etmesine haykırışı. ama bu haykırış “sabancı”ya… yani para bok gibi olacakken birden kadın seni bırakıyor, sap gibi kalıyor, direkten dönüyorsun.

bu duygu bana çok yabancı olsa da, muhtemelen türkiye’de -çok fazla olmasa da- benzer aşklar, zengin kadına aşık olup tam yırtacakken mevzuu bozulan ya da halen aşık olmakta olan erkekler vardır. ve bu şarkı onları “of ulan of” demeye sevk edebilir.

şarkı sözlerine gelelim:

iyi ki sana rastladım iyi ki seni tanıdım (aşık oldum falan değil, seviştik falan da yok. rastladım, tanıdım)
şimdi hayatımdasın iyi ki sen varsın. (halen seni önemsiyorum, iyi ki varsın [herkese söylenebilir])

yenilendim yenilendim ben seninle yenilendim (yenilendim diye isyan; yeni elbise aldım mont aldım, boxer aldım)
sanki arındı yüreğim acılardan temizlendim (o ara bayağı derdim vardı onları unuttum, eh fena değildi)

direkten döndüm aşk diye öldüm (direkten döndüm? tam oluyordu olmadı. aşk falan olalım dedim sen istemedin)
dönüm noktamsın iyi ki sen varsın (benim için dönüm noktası olacaktın, üst sınıf insanlar arasına girecektim, bu ihtimal halen var, sen iyi ki varsın)
sen varsın

ahhhh ahhhhhhhhhhhh ahhhhhhaaaahhhhh ahhh (of ulan of gibi, tüh gibi)

iyi ki sana rasladım iyi ki seni tanıdım
şimdi hayatımdasın iyi ki sen varsın. (evet, tamam)

yenilendim yenilendim ben seninle yenilendim
sanki arındı yüreğim acılardan temizlendim (sıradan hissiyatlar)

direkten döndüm aşk diye öldüm
dönüm noktamsın iyiki sen varsın
sen varsın…

aha aha aha aha aha aha
aha aha aha aha aha aha
aha aha aha aha aha aha
(acı çekiyorum bakar mısın aaaaaaaaaaaaaaaa)

direkten döndüm aşk diye öldüm
dönüm noktamsın iyiki sen varsın
sen varsın…

direkten döndümmmmmmmmmmm (şarkı böyle bitiyor. bağırarak söylüyor bunu. yani son sözünde cenk eren mevzuun bittiğini biliyor ama kendi haline kahrediyor “direkten döndüm” diyerek. insan topla empati kurar mı kardeşim? ilginç değil mi bir insanın direkten dönmesi. “tam gol olacaktım” diye düşünür mü mesela bir insan. seni çok sevmiştim, aşkımız olamadı çok üzüldüm falan değil, “olan bana oldu, tam kefeni yırtacaktım, o dakka maç bitti“.)

cenk eren bu şarkıyı dinlediğinde sadıka sabancı’nın düşüncelere dalacağını, hisleneceğini, üzüleceğini sanıyor mu bilmiyorum. yani “bak ya adamı terk ettik direkten dönmüş yazık olmuş” diye üzülür mü mesela?

insan yüzeysel olabilir, yüzeysel konuşabilir ama yani verdiği en doruktaki eserinde, terk edilme acısıyla yaptığı şarkıda bile hissiyatı yüzeyselse ve bunu tüm türkiye’ye övgüyle dinletmeye karar verecek, bağıracak, haykıracak kadar yüzeyselse, birilerinin halen “cenk şarkı çok hoş, yani halen onu unutmadın öyle mi” dememesi lâzım. “n’apıyon kardeşim, hiç mi müzik dinlemedin, kadına karşı hiç mi bir şey hissetmedin, hiç mi kitap okumadın, bir insanın bu kadar yüzeysel olmaması lazım” demesi şart artık arkadaşı dostu varsa.

ama adam keyif insanıdır, der ki, “ya kardeşim niye anlamıyorsunuz, zengin olacaktım, ömrü bedavaya getirecektim, skecektim kitabını yata binip dolaşacak, kahvaltıda trüf mantarı yiyecektim, sen benim ne kaybettiğimin farkında mısın?” o zaman cenk eren’i anlarım. onun duygusunu hissemediğim için üzülür, oturur sadıka sabancı onu affetsin diye bir şiir de ben yazar, bir şiir de ben bestelerim. neticede haybeye cyrano olmadık, alışığız olmayacak aşkları oldurmaya. alışığız dubaranın arkasındaki anlam, manasızlıktaki mana olmaya, güzele aşk, çirkine gurur katmaya.

Paylaşabil diye:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Tumblr
  • FriendFeed
  • Live
  • PDF
  • Print
  • Twitter
  • Yahoo! Bookmarks
  • Add to favorites
  • Posterous

This website uses IntenseDebate comments, but they are not currently loaded because either your browser doesn't support JavaScript, or they didn't load fast enough.

Yorumunuzu yapın: