“Ayaz Geceler” | YAZAR TIKANMASI
Bu gönderiyi yazdır

“Ayaz Geceler”

21 Nis
2006

1916_1evvela şarkıdan bahsetmem gerekirse, ki niye gereksin, şöyle söylemem daha iyi olur. sanki ne söyleyeceğimi biliyormuşum gibi.

80′li yıllarda ani bir tırmanış yapan türkücü furyası ve bundan sonra hemen türkücülerin arabeske kaydırılması döneminin hafızalara kendini kazıyabilmiş, halen o dönemin ekmeğini yiyen özel karakterlerin biridir burhan çaçan. o dönemde belkıs akkale, mahmut tuncer, hatta yunus bülbül bile bir yönetmenin senede 20 film çekerek rekor kırmasına neden oldukları filmleriyle arz-ı endam etmişlerdi. bu türkücülerin ne kadar popüler olduklarını belgeler gibi.

türkü ve arabesk arasında ajitasyonlu müzik türünden paçaları da en iyi yedirenlerden birisi hıçkırıklı söyleyişiyle burhan çaçan‘dı elbette. kendisinin en çok hırçkırdığı şarkılarından biri de ayaz geceler’dir. ayrıca burhan abi bu şarkıda söylediği ilk kelimeden sonra gelen ikinci kelimenin ilk hecesini, bir önceki kelimeye bağlayan söyleyiş biçimiyle bu şarkıda “tamam.stop.anladım.stop” kâbilinden bir telgraf tınısı katmıştır parçaya. burhan çaçan abinin söyleyiş biçimiyle bakalım sözlere şöyle bir bakalım:

hıçk.sıh.gecelersses siz sessizyağ arrrrggğiğ.
hıçk.yağarrsssa bahlarağğkad arrrğğğiiğ
hıçk.sıh.ağlamağgö nülağ lamağiğğhh.
hıiğğçk.busev dase nideya karrriğğh.

gibi devam ediyor, fazla katlanamazsın.

bu söyleyiş biçimi ve şarkı nedense öyle bir ilgiye haiz olmuştur ki toplumsal etkisi neticesiyle şarkıyı söylemeyi deneyen herkes hıçkırmaktan, iğğğnlemekten bitap düşmüştür.

o zamanlar, daha önce dert keder ortamlarında yoğun kullanımı ve imge aracı olarak başvurulduğu pek görülemeyen “ayaz geceler” tabiri, zamanla “sevgi sözleri“, “aşk fısıltıları“, “duvar yazısı aşıkları“, “sms sevgi bombaları” gibi tanımlanabilecek ortamlarda büyük bir payda yakalamıştır. birbirine aşk duyuruları ve sevgi sözcükleri, aşk şiirlemeleri gönderip bununla şad’olan zümrede “ayaz geceler”in ne kadar sık ve ne biçimde kullanıldığına örnek vermek gerekirse, ki gerekmez, şöyle bir şey olabilir bunlar:

“sensizim, yanlızım gökyüzü duman duman
ayaz gecelerin sessizliği boğuyor beni
sevdiğim duyarsızmısın ikilemlerimin çiğliğine
gözlerin aklımda, bulutlar, yağmur ve sen
ayaz geceler sonsuza kadar,
ayaz gecelerde kimsesiz bir çıldırıştayım

aşk sarhoşu bünyamin”

bir örnek daha;

“yıldızlar yere inse, yemyeşil ormanlar yansa falan, güneş buz tutsa, ayaz geceler beni esir alsa da, dört tane herif ağzımızı gözümü kırsa, rüzgar hırçınca fışlayıp bulutları gücendirse de seni sonsuza kadar seveceğim.

ayaz gecelerin şahidi selim
liselim ara beni çağrı bırakma kontör yok”

şimdi artık bu ayaz geceler’den bahsetmeyen bir romantiğe inanılmıyor bile. tatlı su romantiği deyip geçiliyor hatta. işte toplumsal bilinçaltına ayaz gecelerin derinliğini zerk eden bu şarkıdır.

film ise o zamanlar turbo sakızı gibi süratle üretilip tüketilmiş bir dönemin tarihi kalıntılarından biridir. sanırım o img_3535zamanlar türkiye’de jöle, saç spreyi gibi şeyler bilinmiyordu. aslında türkiye’de değil, tüm dünyada böyle bir denyoluk vardı. saçları kabartan şampuanlarla tel tel ayrılıp en küçük rüzgar parçasında sağa sola fink atan, kabarık kabarık saçların en iddalı yansımalarından birini bu filmde görebiliriz.

banyodan yeni çıkmış, balon gibi bir hacme sahip saçlarıyla burhan çaçan üstelik minibüsçüdür ve minibüsün içinde habire, durmadan, yılmadan türkü söyleyip durmaktadır. bazen buna yolcular bile katılırlar, hiç biri de “kardeş sabah sabah neskiyon kafamızı” demez. tamam hoşlananlar olabilir ama ben de çok minibüse bindim, böyle bir durumda, hadi öyle bir durum olmuyor da, şoför pop olmayan bir şarkıyı damardan verdiğinde, mutlaka minibüste, en azından bir kişi duramaz, isyan eder, “şoför bey şöyle yapın, böyle edin” bik bik eder. hepimiz “ne uyuzmuşsun sen ya, adamın ne şevkini kırıyon”, “2 milyon verdin diye minibüsü satın mı aldın yav salakana” diye içimizden sinirleniriz, genelde teyze olan bu insanların yaptıklarına. ama mutlaka biri çıkar. filmde hiç itiraz eden görmedim. sanki suurlu peygamber sesi töbestafurullah.

neyse evet, yukarıda arkadaş demiş, içkiye ilaç atma durumu var filmde, başka da bi şey yok. minibüs içinde klip.

öyle bir şarkıdır ki bu, sanırım o zamanlar 10-15 yaşında olup da, mütemadiyen teyp, radyo falan dinleyen, dışarıda bir yerlerde çay bahçesinde falan oturmuş her kişi, bu şarkıyı duyduğunda sonuna kadar beraber söyleyebilecek kadar bilir bu şarkıyı. ister istemez. çaresiz. ayaz gecelerin karanlığında. yapayalnız.

1 kişi dımdıklamış.

Paylaşabil diye:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • MySpace
  • StumbleUpon
  • Tumblr
  • FriendFeed
  • Live
  • PDF
  • Print
  • Twitter
  • Yahoo! Bookmarks
  • Add to favorites
  • Posterous

This website uses IntenseDebate comments, but they are not currently loaded because either your browser doesn't support JavaScript, or they didn't load fast enough.

Yorumunuzu yapın: