tam da başladım, yazıyorum derken…
ORKESTRA İSTANBUL VE CENGİZ ÖZKAN’DAN “TÜRKÜLER”
Cengiz Özkan, 16 Şubat günü, saat:20:30′da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, kadife sesi, gül gibi yorumuyla, yaylı çalgılar için yapılmış düzenlemelerle Orkestra İstanbul eşliğinde, Oğuzhan Balcı şefliğinde güzelim seçme türküleri yorumlayacakmış. Tabii insan ilk etapta “ooo süper” diye düşünüyor. 15-20 saniye gaza geliyor. “Sercan’ı da arayayım, Funda’ya da haber vereyim hep beraber gidelim, şöyle güzelce bir türkü dinleyip, hûşû dolalım” diye niyetleniyor. fiyatlar da pahalı değil 15-16 milyon koca konser. Ardından başka kimi arasam diye düşünüyorsun, “şu da sever, bu da sever, öbürüyle Cengiz Özkan’ın şu şarkısını dinlemiştik” derken insan listesi artıyor.
Sonra tekrar kişileri eksiltmeye başlıyorsun. eh işte 3-5 kişi kaldı. Bi hesap yapıyorsun burdan çık, onlarla buluş, onları bekle, etraf kalabalık ordan Cemal Reşit Rey’e git, konser bitti yine koca kalabalık, herkes bir yere gidiyor, o yorgunlukta taa CRR’dan çıkıp eve geleceksin. Bir de herkes eve gitmek istemeyebilir, kimi yemek yemek ister, kimi bir şeyler içelim der, bir başkasının depresyonu vardır konuşmaz gülmez. en sonunda “bununla mı uğraşacam lan, mp3′leri vardı zaten, iki tane dinleyeyim olsun bitsin” deyip konuyu kapatırsın. organizatörlük birilerinin ruhunda vardır, mutlaka organizasyon yapan bir arkadaş edinmek gerekir, yoksa bu yük insanı yerinden kımıldamamaya alıştırır. hocam ağzına sağlık, güzel söyledik kırmızı buğday.mp3′ü. teşekkür ederim.
DOLAPDERE BİG GANG
Bu grup da fena değil. Hani defalarca yapılmış bir şeyi yine yapıyorlar ama ancak şimdi
yapabilmişler, bir albümleri olmuş falan. Öyle hemen “yeni bir şey yok hep tırışka, aynı muhabbet” deyip geçemem. Destek veririm genç yeteneklere, farklı bir şey yapabileceklerine inandığım deneysel çalışanlara. Devlet de bu ay deneysel çalışanlara kira yardımı yapabilir mesela, kolay bir şey değildir, bir süreçtir, yorucudur en neticesinde; kendiniz hiç bir yere gelemeyebilir, hiç bir şey kazanamayabilirsiniz ama bir sürü insana fikir verir, yol açar, onları cesaretlendirirsiniz. Bu ödüllendirilmesi gereken bir şeydir.
işte bu Dolapdere Big Gang’in de konseri varmış, Balans Music Hall’da, 16 Şubat’da. Biletler 30 kafaymış. Tabii hemen buna da gitmek istedim. Bir kaç kişi ayarlamak istedim. Bu Balans Music Hall’a daha önce gitmiştim zaten. Şöyle bir düşündüm. Daralırım lan orda. Bir gün yine ismi ilâzım değil bir türkücü kardeşimiz çıkmıştı. e mekân müdavimi klabır bir kaç tip de gelmiş, eller havaya, pomp up the jam hareketi yapıyorlar. dan dun aşşa yukarı tilt oldum tabii. Şimdi bakıyorum… hani, benim müzik dinleyebilmem için bir alanım olmalı, rahat olmalıyım. Etrafta seni rahatsız eden şey çoksa, hareket edenler, ayakta duranlar, saçma danslar yapanlar, sarhoş olup kendini kaybetmişler, müziği perdeleyen gürültü, sahneyi görememe, bulunduğun yerden gelip geçenlerin sana çapması, pardon’lar falan varsa dikkatin dağılır. ne anlayacaksın dinlediğin müzikten o zman. hani biz de “kop kop” çocuğu değiliz, gelemeyiz kardeşim o muhabbete. sükûnetin harcıyız. Kısaca bakıyorum konser güzel, fiyat güzel, gün güzel ama kesin birilerini döverim yani, çıkartırım dışarı iki tane çakarım, ağır konuşur kalp kırarım. o yüzden ne dikene dokun ne kendini incit hesabı (böyle bi hesap var mı bilmiyorum) yine illegal yollardan dinlemeye devam. cd’sini aldım o ayrı, ama dinlemesi zor, araya parça atamıyon.
yani durum böyle rençber abi.
2 yorink! Konu: asosyal adamın konser heyecanı
bengisu
Şubat 25th, 2007 at 15:12
ne anlatsan okunuyor. ne söylesen insanın dinleyesi geliyor. sen bir sayfa aç aklına ne gelirse yaz dümdüz yaz yeter ki yaz mutlaka okunacaktır.
stickman
Ağustos 7th, 2007 at 09:01
en iyisidir gitmemek, doğru valla ama insanında içi kalır, hele birde sizden habersiz bir kaç arkadaşınız gitmişse, ertesi gün ballandıra ballandıra anlatırlar. ulan keşke gitseydim dersin. beni niye çağırmadınız diye küfür edersiniz…